İlk
Yardım Nasıl yapılır
Göz, Kulak, Burun, Boğazda Yabancı CisimGözde
Yabancı Cisim
Çocuklarda ve işçilerde sıkça rastlanabilir. Açık havada oynayan çocuklarda
bitki parçaları ya da toprak taneleri, metal kesimi, düzeltilmesi, sıva
işinde çalışan işçilerde ise metal ve sıva parçacıkları göze kaçar.
Gözde yanma, batma, sulanma, kaşıntı ve ovmaya bağlı kızarıklık görülür.
Hatalı müdahaleler göze zarar verir ve yabancı cismin çıkarılması da
güçleşir. İlkyardımcı, kişinin gözlerini ovmasını önlemeli bol suyla
yıkandıktan sonra gözlerini kapattırıp cismin gözyaşı ile çıkmasını
beklemelidir. Bu olmuyor ve cisim gözle görülebiliyorsa temiz bir bez
parçasının kenarı ile alınabilir. Çıkartma işleminden pamuk kullanılmaz.
Yabancı cisim yine çıkmıyorsa kişi nakledilir.
Kulakta Yabancı Cisim
Kulağa nohut, mercimek gibi gıdalar, boncuk tanesi, böcek ya da bitki
parçaları kaza ile kaçabilir. Özellikle böcekler hareket ve sesleri ile çok
rahatsızlık verir. Su ile şişen tahıllar ve kuru baklagillerin çıkarılması
çok zorlaşır. Bazen kulağı temizlemekte kullanılan pamuk, çöpler kulakta
kalabilir.
Kulaktaki yabancı cisimleri çıkartmak için sivri, uzun cisimler sokmak doğru
değildir. Kulak yere bakar durumda iken kulak kepçesi küçük çocukta geriye
ve aşağıya büyükte geriye ve yukarıya çekilerek cisim çıkarılır. Böcekler
ışık tutularak dışarıya çıkarılabilir. Başarı olunamazsa kişi nakledilir.
Burunda Yabancı Cisim
Çocuklarda görülebilir. Buruna sivri, uzun cisimler sokmamak gerekir.
Yabancı cismin olduğu tarafın karşısındaki burun köküne bastırılarak kişi
sümkürtülür. Başarılı olunamazsa kişi nakledilir.
Boğazda Yabancı Cisim
Boğaza takılan yabancı cisim, elle ulaşılabiliyorsa elle çıkarılır. Aksi
takdirde çocuksa baş aşağı tutularak, büyükçe iki kürek kemiği arasına
vurularak yardım edilir.
Yabancı Cisimlerin Yutulması
Yutulan cisim küçük, düzgün kenarlı ise kendiliğinden çıkacaktır. Müdahale
gereksizdir. Sivri, uzun, batıcı, kesici cisimler yatılmış ise acilen
nakledilir.
İlkyardım Uygulanabilecek KazalarYANIK
Doğrudan ateş ya da yüksek ısı veren fiziksel kimyasal etkenlerl karşılaşma
sonucu yanıklar oluşur. Bu etkenler ateş, elektrik, güneş, sıcak su ya da
yağ, kimyasal maddeler, sıcak metal cisimler olabilir.
Yanık cilt, açık yara gibi değerlendirilmelidir. Vücut bu kısımdan su
kaybeder ve açık yara gibi mikroplanmaya açıktır. Toplam vücut yüzeyinin
%20'sinden fazlasını etkileyen yanıklar yaşamsal tehlike doğurur.
Yanıklar, ortaya çıkan tahribata göre derecelendirilir. 1.
Derece Yanıklar
·
En çok güneşte fazla kalma nedeniyle olur.
·
Cildin kızarması ve şiddetli ağrı ile tanınır.
·
Kendiliğinden iyileşip, cilt normal görünümünü alabilir. Elbisesi tutuşan kişi
yere yatıp kendi etrafında dönmelidir 2.
Derece Yanıklar
·
Kızarıklığa ek olarak su dolu keseciklerin görünmesi ile tanınır.
·
En sık sıcak sıvılar ile olur.Ağrılı ve ciddi yanıklardır.
·
Su keselerini patlatmak sakıncalıdır.
·
Doğru bakım yapılmaz ise iz kalır. Mikrop üremesine açıktır. 3. Derece Yanıklar
·
Cildin tamamı etkilenmiştir. Ağrı azdır. Hayati tehlike yaratacak sıvı
kayıpları ve iltihaplanmalar mümkündür.
·
Yanıklarda ilkyardımcının ilk amacı, yanığa neden olan madde ya da kaynağın
uzaklaştırılmasıdır.
·
Tutuşmuş kazazedenin kaçması önlenir. Üzerine bir örtü atılarak ya da
yuvarlanarak söndürülür.
·
Yanıklı kazazede soyulurken cilt de soyulabileceğinden elbiseler kesilerek
çıkartılır.
·
Tüm yanıklarda ilk yapılacak işlem, yanık bölgenin ağrı geçene ve sonra 10
dakika kadar soğuk suda tutulmasıdır.
·
Yaralının üzerinde yüzük, bilezik, saat, künye varsa çıkarılır.
·
Yanık bölge üzeri ıslak, temiz bir bezle örtülür.
·
Bu nitelikte malzeme yoksa açık bırakılır.
·
Bilinç açık ise ağızdan sulu gıdalar ve su verilir. Şoka karşı uygun
pozisyonda tutulur.
·
İkinci ve üçüncü derece yanıklar var ise kişi nakledilir. SICAK ÇARPMASI
Güneşte fazla kalma sonucu ortaya çıkar. Güneş çarpması olarak da bilinir.
Kazazede aşırı terlemektedir ya da terlemiştir. Vücut sıcaklığı 40 derece ya
da üzerinde olabilir. Nabız hızlı, bilinç bulanıktır. Aşırı susuzluk hissi,
halsizlik ve ağrılar vardır.
Bilinç kapalı ise;
Kazazede gölge, serin bir yere taşınır.
ABC kontrol edilir, serinletilir. Bilinç
açık ise
Kazazede serin bir yere taşınır, yarı oturur pozisyon verilir. Su
serpme, ıslak havlu ve hava akımı kullanılarak (yelpaze,vantilatör vb.)
serinletilir, su ve alkolsüz içecekler verilir. Fazla giysileri çıkarılır.
SUDA BOĞULMA
Havuz ya da denizde çırpınmakta olan kişiye suda kurtarılamamış kişilerin,
yüzme bilseler dahi yaklaşmaması gerekir. Bir
tekne ile yaklaşmak mümkün değil ise, ipe bağlı bir can simidi ya da tahta
parçası, çırpınan kişiye yardım amacı ile atılabilir.
·
Uzun bir sırık ya da ip ile kişiye ulaşmak denenebilir. Bunlar
yapılamıyorsa, çırpınmaların bitmesi beklenir .
·
Tekneye ya da sahile çıkarılan kazazedenin ABC’si kontrol edilir.
·
Normal solunum ve dolaşım sağlandıktan sonra bilincin durumuna göre pozisyon
verilir.
·
Üzeri örtülerek nakledilir. HAYVAN ISIRIĞI
Bir tahrik olmaksınız saldırarak ısıran kedi ya da köpeğin kuduz olmasından
şüphe edilmelidir. Kuduz mikrobu ısırılmış bölgeden vücuda girer. Isıran
hayvanın gözlem altına alınması gerekir.
Isırılma halinde, ısırık yeri hemen bol su ve sabun ile iyice yıkanır.
Kazazede yürütülmeden nakledilmelidir. Arı Sokması
İğnenin girdiği yerde kızarıklık, ağrı, kaşıntı, şişme olabilir. İğne hala
ciltte ise düzgünce çıkarılır. İğne yerine buz koyarak soğutma yapılır.
Alerjisi olanlar, astımlılar, ağızdan sokulanlar, çok sayıda arı tarafından
sokulanların hemen nakli gerekir. Yılan Sokması
Yılan zehirlenmelerinde ısırık yerinde ağrı, şişlik, morluk, hassasiyet
vardır. Sokulan yer hareket ettirilmeden yıkanır. Isırılan yerin birkaç cm
yukarısına boğucu sargı uygulanır. Isırık yeri 0.5 cm kesilerek ve elle
sıvazlanarak zehrin kısmen çıkması sağlanır. Yaranın emilmesi etkili
değildir ve zararlı olabileceği için uygulanmamalıdır. Isırık yerine buz
uygulanabilir. Kişinin yatarak nakli sağlanır. Akrep Sokması
Akrep sokmasında yara yerinde ağrı ve uyuşukluk olur. Solunum bozulabilir.
Sokulan bölge yıkanır, buzla soğutulur, sokulan kol veya bacakla vücut
arasına boğucu sargı uygulanılarak akrep antiserumu bulunabilecek bir
merkeze yatarak nakledilir. Kanama
Kontrolü
Kanın, normal olarak içinde bulunduğu kalp ve damarlardan dışarıya çıkmasına
kanama denir.
Nedeni ve yeri ne olursa olsun, durmayan ya da durdurulamayan her kanama,
şok, hatta ölüme yol açar. Kazalarda ölümlerin önemli bölümü bir kanamadan
kaynaklanır. Kanama kontrolü bir ilkyardımcının en çok gereksinim duyacağı
ve kullanacağı becerilerdendir.
Kanamaları zedelenmiş damar çeşidine göre üçe ayırabiliriz; 1. Kılcal damar kanamaları:
Kılcal damarlar hücrelere ulaşan son damar uzantılarıdır.
Çok ince olup içlerinde çok az kan bulunduğu için zedelenme, kesilmelerinde
ancak sızıntı tarzında ve hafif bir kanama olur. Bir kesi ya da darbe
sonrası ortaya çıkabilir. Hemen her zaman, dış müdahale olmasa bile,
kendiliğinden sona erer. Hayati tehlike yaratmaz. 2. Toplardamar kanamaları: Toplardamarlar hücrelerden dönen kanı kalbe taşıyan, düşük basınçlı
kan akımı olan damarlardır. Cilde yakın, yüzeysel toplardamarlar kol ve
bacak, el, ayak sırtında rahatça seçilebilir. Toplardamar kesileriyle olan
kanamalarda koyu renkli, taşma tarzında kan kaçışı görülür. Çoğu kez
doğrudan baskı uygulayarak kontrol altına alınabilir. Genellikle yaşamı
tehlikeye sokmaz. 3. Atardamar kanamaları: Atardamarlar kalbimizden yüksek basınçla
pompalanan kanı hücrelere ileten, toplardamarların tersine kol ve bacakta
derinde yol alan damarlardır. Atardamardan olan kanamalarda, açık renkli
kanın, yara ağzından kalp atımına uyumlu şekilde fışkırarak çıktığı izlenir.
Genellikle durdurulması daha zor olan, hayati tehlike yaratan kanamalardır.
Kanamaları konumu ve yönüne göre de üçe ayırmak mümkündür.
Kanın kaçışının gözle izlenebildiği kanamaya dış kanama adı verilir. İç
organlara ait damarlar, ya da vücut içinde kafa-göğüs-karın boşluklarında
yerleşik damarların, bir darbe ya da kesici delici bir aletle
parçalanmasıyla ortaya çıkan kan kaçışı dışardan görülmez. Bunlar, iç kanama
olarak adlandırılır. Kanayan damarın vücudun iç organlarında olduğu
kanamalar, doğal deliklerden dışarıya doğru kanama olarak adlandırılır.
Kanamada ilkyardımcının amacı, önce damardan kan kaçışını önlemek, sonra da,
kan hacmi azaldığı için şoka karşı önlem almaktır.
Kanamaya müdahalede en basit, risksiz, malzeme gerektirmeyecek yöntemden
daha etkili, ancak uygulaması daha zor, riskler taşıyan yönteme doğru bir
sıra izlenir. Değişik yöntemlerle damarı sıkıştıran, içinden kan geçmesi ve
dışarıya kaçmasını önleyen ilkyardımcı, damardan kan kaçışını önleyen sağlam
pıhtı oluşuna kadar uygulamasını sürdürmelidir.
Kanamayı durdurmak için kullanılan ilkyardım yöntemleri sırayla;
1. Kanayan yer üzerine doğrudan baskı yapmak,
2. Kanayan damarın kalpten geliş yolu üzerindeki özel noktalara baskı
yapmak,
3. İlk iki yöntemle kontrol edilemeyen özel durumlarda, turnike-boğucu sargı
yapmaktır.
Ufak bir keside, kesi yerinin su ve sabunla yıkanıp üzerine birkaç dakika
bastırılması yeterli olacaktır. Üzeri bir yara bandı ile kapatılabilir.
Daha büyük bir yaralanmada, yara bezi üzerinden avuç ya da parmaklarla
yapılacak baskı ile kanama durdurulduktan sonra, yeniden açılmayı önlemek
için rulo, ya da, bohça haline getirilecek yara bezleri ile, üzerine sıkı
bandaj yapılması uygun olur. Kanamalı kişinin sakinleştirilmesi ve kanayan
kol ya da bacağın yukarıya kaldırılması, kanamanın durmasını
kolaylaştıracaktır. Kanla ıslanan bandaj sökülmez, üstten yenilenir.
Doğrudan baskı ile kontrol edilmeyen kanamalarda, ilkyardımcı kanamanın
yerine uygun bir noktadan, baş parmağı ya da yumruğu ile baskı yaparak, kanı
getiren atardamarı sıkıştırır. Ancak uygun baskı noktaları bu konuda beceri
eğitimi almadan kullanılmamalıdır.
Organ kopması birden fazla atardamar kanamasına yanı anda baskı
uygulayamayacak tek ilkyardımcı olması, kazazedenin yanından ayrılma
zorunluluğu, ilkyardımcının uzun sürecek yol boyunca baskı yapacak gücü
olmaması durumunda, son çare olarak, boğucu sargı-turnike uygulanır.
Uygulama omuz-dirsek ya da diz-kalça arasındaki tek kemikli bölgeye yapılır.
Kan dolaşımının tam olarak kesilmesi kalıcı doku hasarlarına neden
olabileceği için istenmeyen bir uygulamadır.
Her yüz kanamalı olaydan doksanının yara yerine baskı yapılarak, geri kalan
on olayın dokuzunun özel noktalara baskı ile kontrol altına alınabileceği,
turnike-boğucu sargının çok az başvurulacak yöntemler olduğu
unutulmamalıdır.İç
Kanamalarda İlkyardım
İç kanamada ilkyardımcı kanamanın varlığını dışarıdan göremez. Büyük kemik
kırıkları, kafaya gelen darbeler, tüm vücudu etkileyen kazalarda, dıştan
izlenebilen kanama olsun ya da olmasın, iç kanamadan şüphe edilmelidir.
- Huzursuz kazazede, görme
– işitme sorunları, uyuklama hali
- Soğuk, soluk, nemli cilt
- Karında sertlik ve bastırmakla ağrı
- Vücutta yaygın sıyrık, morluk, şişlikler
- Halsizlik
- Susuzluk hissi
- Sayısı artmış ancak zayıf solunum ve nabız varsa iç kanama düşünülmelidir.
İç
Kanama Düşünülen Kazazede İçin Yapılacaklar:
1. Şok ile mücadele et (ayakları yüksek olarak yatır, ısıt)
2. Hızlı naklet
Kırık, Çıkık ve Burkulma
Yüksekten düşen, üzerine bir cisim düşen, trafik kazası geçiren
kazazedelerde kırık, çıkık ve burkulmalara sıklıkla rastlanır. Kırıklar,
büyük kemik kırıklarında görülebilen iç kanamalar dışında, hayatı doğrudan
tehdit etmeyen olaylardır. Bununla birlikte, hatalı yaklaşımlar sonucu bir
boyun ya da omurga kırığı olan kazazede felç kalabilir, kol yada bacak
kemiği kırık bir kazazedede kol ve bacak damarları ve sinirleri kesilip
durum ağırlaşabilir, yerine takma çabası içine girilen omuz çıkığı
ameliyatla dahi düzelemeyecek hale gelebilir.
Kırık, çıkık, burkulma gibi kemik ve eklemi ilgilendiren olaylarda
ilkyardımcının temel hedefi, sorunlu vücut uzantısı ya da bölümünü
hareketsiz hale getirerek, kazazedenin durumunun kötüleşmesini önlemek,
ağrısız ve güvenli bir şekilde naklini sağlamaktır.
Kırıklarda İlkyardım
Kemik bütünlüğünün çarpma ya da düşme sonucu ortadan kalkmasına kırık denir.
Kırık kemik parçaları cildi delerek dışarıya çıkmış ise buna açık kırık,
cilt sağlam ise kapalı kırık olarak tanımlanır.
Aşağıdaki maddelerin birkaçının varlığında kırıktan şüphelenmek gerekir.
- Düşme, üzerine düşme, çarpma tarif edilmesi
- Sorunlu bölgede hareketle ya da temasla çok şiddetlenen ağrı
- İlgili vücut bölümünde şekil bozukluğu, simetrinin kaybolması
- Kırılma sırası ya da sonrasında kırık sürtünme sesinin duyulmuş olması
- Kırık bölgesinde şişlik, morarma ,
- Kol ya da bacakta kısalma
- Eklem olmayan bir yerde, eklem varmış gibi açılaşma olması
- Deriyi parçalamış kırık kemik ucunun dışarıdan görülmesi
- Hareket kısıtlılığı ya da hiç hareket ettirememe
- İlgili bölgede hissetmede azalma, uyuşma, karıncalanma
- Dolaşımda aksama sonucu soğuma
Kırığı olan, ya da kırık şüpheli kazazedeye ilkyardım uygularken, aşağıdaki
ilkelere uymak gerekir:
·
- Kırık olmadığına kanaat getirilmiş bir kazazede kesinlikle yerinden
oynatılmamalıdır. Kırık bölgenin hareket ettirilmesi sonucu kırık parçanın
keskin kenarı etrafındaki bir damar ya da siniri kesebilir, kas dokusunu
zedeleyebilir.
·
- Kazazedenin oturması ya da sağa sola kımıldamasına izin verilmez, kırık
şüpheli bölge hareketsizleştirilmeden taşıma yapılmaz.
·
- Kaza ortamında hayatı tehdit eden bir zararlı etkenin bulunmadığı her
durumda kırığa müdahale bulunduğu ortamda yapılır.
·
- Kırık açık kırık şeklinde ve kopuk kemik parçaları görünüyorsa parçalara
dokunulmaz.
·
- Kırıklı uzvun bileğinden nabız ve bölgede kanama olup olmadığı kontrol
edilmelidir.
·
- Açık kırıklarda görünen kemik parçasını içeri sokmaya, kemik uçlarım
birleştirmeye, kol ya da bacakta bozulmuş şekli düzeltmeye çalışmamak
gerekir.
·
- Kırıkla beraber kanama-şok belirtileri varsa öncelikle bunlara müdahale
edilir.
·
- Boyun kırıklarında hatalı taşıma ve gereksiz hareketler omurilik
zedelenmesi sonucu tüm vücutta felçle sonuçlanabilir. Boynun desteklenmesi
ve hareketsizleştirme hayati önem taşır.
·
- Başa gelen darbeden sonra burun ve kulaktan su gelmesi; gözlük şeklinde
morarma, bayılma, uyku hali, nabız ve solunum zayıflaması, gözbebeklerinde
büyüklük farkı, püskürür tarz kusma, kafa kemiklerinde çökme şeklinde şekil
bozukluğu varsa; kafatasında kırıkla beraber beyinde de sıkıntı var
denektir. Acilen kazazedenin nakli gerekir.
·
- Sorunlu bölgenin hareketsizleştirilmesi, yani tespit edilmesi ağrıyı
azaltacak, kırık uçlarının çevre dokuları zedelemesini önleyerek, kırık
uçların birbirinden ayrılması ya da deriden dışarı çıkmasına engel
olacaktır. Böylece iyileşme de daha kolay olacaktır.
·
- Tespit işlemi, kırık kemikleri ilgilendiren iki eklemin sert-uzun bir
cismin yardımıyla hareketsiz hale getirilmesidir. Bu amaçla kullanılacak
standart malzemenin bulunmadığı yerlerde ilkyardımcı pratik çözümler
aramalıdır. Bir dal parçası, katlanmış gazeteler, karton kutular, baston ya
da şemsiye atelle tespitte, kazak-ceket gömlek vb. eşyalar askı ile
tespitte, kemer, kravat, gömlek kolu gibi eşyalar sargı olarak
kullanılabilir. Hiçbir malzeme bulunamaz ise kazazedenin sağlam bacağı kırık
bacağa atel olabilir
Kol ve Bacakta kırıkÇıkıklarda İlkyardım
Bir eklemi meydana getiren kemiklerden birinin, bir dış etki sonucu normalde
bulunduğu yerden ayrılmasına çıkık denir. Eklem bağlarının normalde izin
vermeyeceği bir harekete zorlanan kemik bağları, aralayarak ya da yırtarak
yerinden uzaklaşır.
·
- Eklemin ve vücut uzantısının görünümünde bozukluk
·
- Ağrı nedeniyle kısıtlanmış ya da tamamen ortadan kalkmış hareket
·
- Hassasiyet ve şişlik görülmesi çıkık düşündürmelidir.
Çıkmış bir kemiği, eklem boşluğuna ancak yetkili ve deneyimli bir kişi
yeniden yerleştirebilir. Yetkisiz kişilerce yapılan denemeler ise
damar-sinir sıkışmalarına, eklem bağlarının düzelemeyecek ölçüde tahrip
olmasına, sık sık çıkığın tekrar etmesine (alışkanlık çıkığı) neden
olabilir. İlkyardımcın görevi, yetkili ve deneyimli bir sağlıkçıya ulaşana
kadar çıkık eklem bölgesini hareketsiz hale getirmektir. Bu amaçla askı,
atel ve sargı uygulamaları
yapılır
Burkulmada İlkyardım
Eklem bağlarının kopması, ya da kısmen zedelenmesine burkulma denir. Ağrı,
hassasiyet, şişlik ve morluk görülebilir. Zorlanan eklem buz torbası ve
benzer uygulamalarla soğutulur. Varsa, elastik bandaj uygulanarak şişlik
önlenmeye çalışılır. Zedeli eklem kullanılmadan ve hareket ettirilmeden,
mümkünse yukarıda tutularak taşınır.Şok
Değişik nedenlerle kalbin pompalama etkinliğinin zayıflaması, ya da,
damarlarda pompalanacak yeterli kan olmaması halinde, ciltte, bilinçte ve
kaslarda ortaya çıkan ilerleyici nitelikte belirtilerin tümüne şok denir.
Müdahale edilmezse, belirtiler ilerler, kişi ölebilir.
Aşırı kanamalar, ishal, yanıklar, kusma, kalp krizi, aşırı korku ve heyecan,
allerjik olaylar, aşırı ağrılı olaylar şok nedeni olabilir.
Şok belirtileri:
- Soğuk, soluk, nemli deri
- Eller ve ayaklarda soğuma, his kaybı
- Nabız sayısında artma, nabızın zayıflaması
- Solunumun sayıca artması, ancak yüzeyselleşmesi
- Göz kararması, halsizlik
- Bulantı, kusma
- Huzursuzluk
- Aşırı susuzluk hissi, ağızın kurumasıdır.
Başlangıçta açık ya da bulanık olabilen bilinç, zamanla kapanabilir. Şokla
mücadelede temel ilke, kan kaybı varsa daha fazla kaybın önlenmesi, mevcut
kanın daha hayati organlarca kullanılması için uygun pozisyon verilmesidir.
Şok pozisyonu için kazazede, bilinci açıksa sırtüstü, bilinci kapalı ise,
yan güvenli pozisyonda yatırılır. Daha sonra ayakları 30 cm yukarı
kaldırılır. Üzeri battaniye ile örtülür ve 112’ye haber verilir. Bilinç Kaybı
Beyine giden kan miktarının azalması sonucu, beş duyu organından gelen
uyarılara geçici olarak cevap verememe haline bilinç kaybı, ya da bayılma
denir. Bu durumdaki bir kişi, sözle ya da dokunarak kendisine ulaşmaya
çalışan ilkyardımcıya cevap veremez, ancak, ağrı yaratan bir uyarana refleks
karşılık verir.
Basit bayılmalar genellikle uzun süren açlıklar, ağır yorgunluk, uykusuzluk,
ani korku ya da acılar sonucu olarak ortaya çıkar.
Bu durumdaki bir kazazedeye ağızdan yiyecek, içecek verilmez, giysileri
rahatlatılır, ayakları yukarıya kaldırılır, kusma olabileceği için yan
güvenli pozisyonda tutulur. Kendine gelmeye başlayan kazazede hemen ayağa
kaldırılıp, yürümeye zorlanmamalıdır. Koma
Bilinç kaybının en ileri durumu komadır. Sözlü uyaranlara ek olarak,
komadaki kişi ağrılı uyarılara da cevap vermez. Kolunun kuvvetli bir şeklide
cimdiklenmesine, hatta cildine batırılacak bir iğneye hiçbir tepki vermez.
Beyin hücreleri canlılığını hala koruyor olmakla beraber, hiçbir uyarıya
cevap çıkartamayacak ölçüde sıkıntıdadır. Koma
Nedenleri:
- Ağır kafa darbeleri (kafada darbe izleri, nedensiz püskürür tarz kusma)
- Beyin kanamaları ve inme (cebinden tansiyon ilacı çıkabilir, yüz ve vücut
simetrisi bozuktur)
- Beyin tümörleri (düzensiz, şiddetli baş ağrıları ve çeşitli belirtiler)
- Beyin zarının iltihabi hastalıkları (yüksek ateş, ciltte döküntüler)
- İlaç zehirlenmesi (etrafta boş ilaç şişesi ya da enjektör, kusmukta ilaç)
- Aşırı alkol alımı (nefesinde alkol kokusu)
- Karaciğer yetmezliği (ince, bitkin bir vücut, bazen şişmiş bir karın)
- Üre birikimi (cilt renginde değişiklik, zihinsel sorunlar, halsizlik)
- Şeker hastalığı (nefesi meyva kokar, kalp hızlı, cilt kuru ve sıcaktır,
karın ağrısı kusma)
Komadaki kazazedenin özellikleri:
- Yardım isteyemez, kolayca zarar görebilir
- Dikkatli incelenmezse öldüğü sanılabilir
- Solunum ve dolaşımın bozulma riski vardır
- Soluk yolu her an tıkanabilir
- Her an kusabilir
- Göz kapağı refleksi bozulmuştur
- Öğürme ve öksürük refleksi çalışmayabilir
Komadaki kazazedeye müdahale
ABC ile başlar. Solunum ve dolaşım
normal ise koma pozisyonunda (yan güvenli pozisyon) tutulur ve nakledilir.
Nedene uygun müdahalelerle yaşamı kurtulup, zaman içinde tamamen normale de
dönebilir. Elektrik Çarpması
Elektrik çarpması evlerdeki pirizler-elektrikli aletlerden kaynaklanan
elektrik kaçakları, enerji iletim kablolarının kopması ya da direklere
tırmanılması, yıldırım düşmesi ile ortaya çıkabilir.
Deri üzerinde yanık, solunum ve dolaşım sisteminde bozukluk, bilinç kaybı
sonucu düşme ve buna bağlı kırıklar elektrik çarpmasının muhtemel
sonuçlarıdır. Elektrik çarpmasının damarlar üzerindeki etkisi, kalıcı, geç
ortaya çıkan sorunlar yaratabilir. Tellere asılı, ya da elektrik tellerine
temas halinde yerde yatarken bulunan kişide, elektrik çarpması
düşünülmelidir. Bazen kazazede bayılmadan önce kablodan ayrılmayı başarmış
olabilir. Kimi kısa süreli, düşük voltajlı elektrik çarpmalarında
kazazedenin bilinci açık olup, cilt üzerinde dahi hiç iz bulunamayabilir.
İlkyardım Müdahalesi Üç Aşamadan Oluşur:
1. Elektrik akımı şalterden kesilmeli, bu yapılamıyorsa çıplak kablo ile
kazazedenin teması iletken olmayan bir cisim kullanılarak kesilmelidir.
2. Kaza ortamında hemen ilkyardımın ABC’si kontrol edilmeli ve sağlanmalı,
bilinç kaybı var ise koma pozisyonu verilmelidir.
3. Yanık varsa bakımı yapılır, fiziksel ve psikolojik olarak rahatlatılır,
kazazede ayağa kaldırılmadan nakli sağlanır. Düşmeye bağlı kırık varsa
tespit işleminden sonra nakil gerçekleştirilir. Donuk
Aşırı soğuk ortamda uzun süre kalınması sonucu donma ortaya çıkar. Kazazede
halsiz, uykuludur. Donuk vücut bölümleri beyaz, sert, soğuktur. Henüz
donmamış kısımlar kızarık olabilir. Hareketleri ağır ve ağrılıdır. Ciltte su
dolu keseler görülebilir. Donmuş kısımlarda duyu kaybı vardır.
Karla ovuşturmak, masaj yapmak, kumaş parçaları sürterek ısıtmaya çalışmak,
sıcak odaya ya da sıcak suya sokmak, bandaj yapmak, cilde ilaçlar sürmek,
alkol ya da sigara vermek sakıncalıdır.
İlkyardımcı önce kazazedenin ıslak giysilerini çıkartıp kurumasını
sağlamalıdır. Donmuş bölgeler temas, sürtünme, doğrudan ısıdan korunmalı,
yüksekte tutularak bir battaniye ile sarılmalıdır. Isıtma işlemi yavaş ve
aşamalı olarak yapılmalıdır. Ilık su bu amaçla kullanılabilir. Kazazedeye
ılık içecekler ve şekerli sıvı gıdalar verilebilir.Kalp
Krizi
Şiddetli göğüs ağrısına şok belirtileri eklenen bir kişinin kalp krizi
geçiriyor olabileceği düşünülmeli, sakinleştirilmeli, oturtulmalı ve
nakledilmelidir. Yüksek
Ateşe Bağlı Havale
Genellikle iltihabi hastalıklar arasında yükselen ateşe bağlı olarak küçük
çocuklarda ortaya çıkar. Beyin hücrelerinin yüksek ısıda normal çalışmayıp
kontrolsüz emiriler iletmesi sonucu bilinç kapanıp, titreme-kasılmalar
ortaya çıkar. Çocuğun üzerinin soyulması, ıslak havlularla serinletilmesi ya
da yıkanması yoluyla ateşi düşürülerek havale durdurulabilir.
Sara-Epilepsi Nöbeti
Doğuştan ya da sonradan ortaya çıkabilen, bir grup beyin hücresinin düzensiz
emirler üreterek beyinin çalışmasını geçici olarak bozması ile oluşan bir
durumdur.
Bilinç kaybı, idrar kaçırma, çenenin kilitlenmesi, adalelerde kasılmalar
görülür. Nöbet sırasında solunumda bozularak ağızdan köpüklü tükürük akar.
Kendiliğinden düzelene kadar kişinin dilini ısırması ve başını bir yere
çarpması engellenir. Bu amaçla dişler arasına rulo yapılmış bir kumaş
parçası ya da mendil konur. Baş iki el ile kontrol altına alınır, altına
yumuşak destekler konur. Nöbetin sonlandığı görülünce hasta nakledilir.
Ev Yangınları Güvenlik Rehberi
ABD'de Ulusal Yangın Önleme Derneği'ne (NFPA) göre her yıl 3.300 kişi ev
yangınları nedeniyle ölmekte ve bu ölümlerin 700'ü 14 yaş altı çocuklarda
olmaktadır. Yine aynı kaynağa göre ev yangınlarının nedenleri şöyle
sıralanıyor; Sigara %26, kasti yangın %16, ısınma %14, çocuk oyunları %10,
elektrik %10, yemek pişirme %6, diğer%16.
Evlerimizi yangından nasıl korumalıyız?Duman
Algılayıcıları:
Algılayıcılar yangın dumanlarının belli bir düzeye ulaştığında bize haber
veren elektronik sistemlerdir.
Bu sistemler;
1. Evde yangın tehlikesi olacak her yere takılmalıdır.
2. Elektrik kesildiğinde de otomatik dolan akü ya da pil yolu ile de
çalışabilmelidir. Aküler ayda bir kez kontrol edilmelidir. Yangın
Söndürücüleri:
1. Evde yangın tehlikesi olan her yerde, yeteri kadar ve uygun yangın
söndürücü bulunmalıdır.
2. Ev halkı yangın söndürücülerin kullanımı konusunda yeterli eğitimi
almalıdır.
3. Özellikle mutfaklarda ele